İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) tarafından 14 ocakta düzenlenen 1. Kentsel Gelişim Zirvesi’nin açılış konuşmasını yapan İNDER Başkanı Engin Keçeli, 2026’yı “İnsan Odaklı Kentsel Dönüşüm Yılı” ilan ettiklerini söyledi.
Keçeli, konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“Yapıları; yenilenmeye sıkışmış, rantsal tartışmalarla daraltılmış bir dönüşüm anlayışının ötesine geçirmek zorundayız. Kentsel dönüşüm kimsenin keyfiyetine, kimsenin takdirine bırakılacak bir iş değildir. Çünkü kent, yalnızca binalardan oluşmaz. Depreme dayanıklı ama ruhsuz kentler inşa ederek güvenliği olmayan, aidiyet hissi sağlamayan mekanlar sürdürülebilir değildir. Kentler sadece barınılan alanlar değil, yaşanmak istenen mekanlar olmalıdır.
Bizim için kentsel gelişimin merkezinde insan vardır. İnsanı büyütmeyen bir şehir sadece yapı üretir, beton üretir. Oysa; güven, huzur, aidiyet betonla değil, insan ve ruhla inşa edilir. Bu zirvemizde sadece yapıları ve planları değil, insanı merkeze alan bir kentsel gelişimi konuşmak için bir aradayız.
Kentte sahip çıkma bilincinin tek başına yöneticilerin ya da uzmanların sorumluluğuna bırakılmasının doğru olmadığına inanıyoruz. Bu sorumluluğu bireyler olarak hep birlikte üzerimize almalı ve aktif katılım gerçekleştirmeliyiz. Bu bilinç; eğitimle, farkındalıkla ve kuşaktan kuşağa aktarılan güçlü bir şehir kültürüyle gelişir. Vatandaşlarımıza ve gençlere yaşadıkları kentin içinde bulunulan bir mekandan ibaret değil, korunması gereken ortak bir değer olduğunu öğretmek zorundayız. Özellikle yaşadıkları kente ilişkin hakları konusunda bilgilendirilmeli, hangi haklara sahip oldukları, neleri talep edebilecekleri ve nu talepler için hangi mercilere, hangi kamu kuruluşlarına başvurabilecekleri konusunu da açıkça bilgilendirmemiz gerekiyor. Hakkını bilmeyen bireyin kentine de sahip çıkamayacağına inanıyoruz. Kentler, haklarını bilen ve talep eden yurttaşlarla gelişir.
Bu yolculukta sorumluluk sadece yurttaşlara ve bireylere ait değildir. Biz, gayrimenkul geliştiricileri olarak bu sorumluluğu tabi ki üzerimize alıyoruz ve sürekli olarak kendimizi geliştirmekle, bu bilgileri paylaşmakla ve daha nitelikli kentler yapabilmek için öncü olmakla sorumluluk alıyoruz. Kentler sadece kullanıcılarıyla değil, onları inşa edenlerin vizyonuyla da şekilleniyor. O yüzden sorumluluğumuzun farkındayız, bütün paydaşlarımızla bunu yerine getirebilmek için çabalıyoruz.
Biz artık nereye gidiyoruz sorusundan çok nasıl bir kentte yaşamak istiyoruz sorusuna cevap aramak zorundayız. Kentler, mecbur kalınan değil, tercih edilen yaşam alanları olmalıdır. Bütün gelişmiş ülkelerde insanlar her yaş skalasında farklı şehirlerde yaşamayı talep ediyorlar. Çalıştıkları dönemlerle emekli olduklarındaki şehir tercihleri aynı değil. Büyük şehirlerde çalışıyorlar ama tatil şehirlerinde emekliliklerini yaşıyorlar. Biz de artık insanları bunu talep eder hale getirmeye mecburuz. Bu tercihlerin içindeki en önemli faktör estetik, düzen, temizlik, özen ve en önemlisi güvende olma hissi. Sokakların dili, binaların renkleri, meydanların ruhu bu yapacağımız kentlerin gelişiminin en önemli faktörlerini oluşturuyor.
Bir kentin gelişimi kamusal alanların niteliğinden yapıların cephe karakterine, kentsel silüetten gündelik yaşamın kalitesine kadar uzanan çok katmanlı bir bütün. Bir kentin gerçek gelişimi estetikle, düzenle ve kamusal yaşam kalitesiyle ölçülür.
Bugünkü zirvemizde en çok bizi etkileyecek olan ve bizi yola çıkartan başlık olarak önümüze ilk koyduğumuz; kentsel gelişimin sadece fiziksel ve dönüşümsel değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal mesele olduğunun ele alınmasıdır. Kentler yapılarla değil insanların hisleriyle, ilişkileriyle ve birlikte yaşama şekilleriyle var olur. İnsanlar yaşadıkları şehirleri kendilerini güvende, huzurlu ve değerli hissettikleri zaman mutlu olurlar. Aynı zamanda mahalle kültürü, komşuluk ilişkileri, ortak yaşam alanları kentin sosyal dokusunu da şekillendiren önemli faktörlerdir.
Tek başına sağlam yapılar sağlam toplumsal ilişkileri ortaya koymuyor. Geleceğin kentlerini konuşurken sadece bugünü değil, gelecekteki ihtiyaçlarımızı da, yarının beklentilerini de öngörebilmeliyiz. O yüzden bugünkü panellerimizden bir tanesinde de geleceğin kentlerini şekillendirmek var ve burada fütürist dostlarımızdan da faydalanacağız ve onların görüşlerini de alacağız. Gelecek vizyonumuzu oluştururken 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl sonra bizleri nelerin beklediğini de konuşacağız.
Bu arada tabi ki mevzuat, nitelikli planlama ve sürdürülebilirlik çok önemli. Kaynak kullanımı ve güçlü kamu-özel sektör iş birliği çok önemli.
Kentsel gelişim kısa vadeli kazançlarla değil, uzun vadeli bir vizyonla üretilmelidir. Gerçek gelişim bugünü onarırken yarını da inşa edebilmektir. İNDER olarak tam da bu nedenle bugün buradayız. Bu zirveyi bütün paydaşlarımızın ortak akılla buluşabildiği, kentin geleceğini bütüncül bir perspektifle ele alan bir çalışma olarak görüyoruz. Bugün başlattığımız diyalogun bu zirveyle sınırlı kalmamasını temenni ediyorum, kalmayacağına da yüzde 100 inanıyorum.
İnanıyorum ki insanı merkeze alan, estetiği önemseyen sosyal dokuyu güçlendiren bir kent gelişimi anlayışıyla geleceğin kentlerini hep birlikte inşa edeceğiz. Tabi ki kentler tek başına oluşmuyor, ortak akılla şekilleniyor. Bugünkü zirvemizin sonunda bu ortak aklı da bir manifesto olarak sizlerle paylaşacağız. Bu vizyonu birlikte konuşmak ve birlikte büyütmek için bir araya geldik.”
Zirvenin ikinci konuşmasını yapan Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, kentsel gelişimin yatırım ve dönüşümüyle ilgili şunları söyledi:
Zirvenin “Gelişen Şehirler, Değişen İnsanlar, Sosyal Dokunun Kentsel Serüveni” başlıklı 1. paneline konuşmacı olarak KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz, Yüksek Mimar Murat Kader, İTÜ ŞBP Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şevkiye Şence Türk ve BAU Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı Katıldı. Panelin moderatörlüğünü İNDER Yönetim Kurulu Üyesi Melda Koşar yaptı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Sezayi Köse de zirvede yaptığı konuşmasında kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili sayısal veriler paylaştı.
İNDER Başkan Yardımcısı Salih Kuzu moderatörlüğünde gerçekleştirilen ikinci panelin konuşmacıları GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, SPK Başkan Yardımcısı Uğur Yaylaönü, Garanti BBVA Konut Finansmanı Direktörü Songül Yeşilçimenli ve Deniz Portföy Genel Müdürü Haldun Alperat oldu.





