Barış Öncü: Savaş sektörü yavaşlattı, güvenli liman arayan yabancı yatırımcı Türkiye’ye yöneldi
Çiğli Müteahhit ve İşadamları Derneği Başkanı Barış Öncü, ABD-İsrail-İran hattında yaşanan gerilimin gayrimenkul sektörünü iki yönlü etkilediğini söyledi. Savaşın ekonomik belirsizliği artırarak iç piyasada talebi zayıflattığını belirten Öncü, buna karşın Körfez sermayesinin güvenli liman arayışının Türkiye için önemli bir fırsat oluşturduğunu ifade etti.
İnşaat başta olmak üzere birçok sektörü olumsuz etkileyen jeopolitik gelişmeler nedeniyle 2026’nın ilk yarısında gayrimenkul sektörünün daralma yaşadığına dikkat çeken Öncü, sektörün yeniden ivme kazanabilmesi için faizlerin ve enflasyonun düşmesi gerektiğini vurguladı.
“Sektör ancak alım gücü arttığında toparlanabilir” diyen Öncü, şöyle konuştu:
“Faizlerin ve enflasyonun gerilemesi konut talebini yeniden canlandıracaktır. Ancak savaşın yarattığı belirsizlik satışları olumsuz etkiledi. Buna rağmen farklı bir tablo da ortaya çıktı. Dubai’de faaliyetleri yavaşlayan gayrimenkul danışmanları yeni pazar arayışına girdi. Bu süreçte Dubai’den İzmir’e profesyonel alım heyetleri geldi ve Dubai, Katar, Umman ile Suriyeli yatırımcılara satış gerçekleştirdik. Ancak genel tabloya baktığımızda Türkiye’nin yabancı yatırımcıdan aldığı pay eski seviyelerinde değil. Beş yıl önce yoğun talep gösteren İranlı alıcı profili bugün büyük ölçüde ortadan kalktı. Buna karşılık Körfez sermayesi güvenli yatırım limanı arıyor. Türkiye bu ilgiyi geçici değil, sürdürülebilir bir avantaja dönüştürmeli.”
“İnşaatların yaklaşık yarısı beklemede”
İç pazarın sektör için belirleyici olmaya devam ettiğini ifade eden Öncü, yılın ilk yarısında beklentilerin savaşın oluşturduğu ekonomik ortam nedeniyle karşılanamadığını söyledi.
“Bugün inşaat sektörünün yaklaşık yüzde 50’si önünü göremediği için beklemeye geçmiş durumda. Bunu ruhsat başvurularındaki düşüşten de net biçimde görüyoruz. Normal şartlarda müteahhit ruhsatını alır almaz inşaata başlamak ister. Çünkü enflasyonist ortamda maliyet her gün yükselir. Ancak bugün birçok yatırımcı ‘Ruhsat çıksa da kime satacağım?’ noktasına geldi. Özellikle İzmir’de devam eden yeni proje sayısı oldukça sınırlı, yeni yatırım ise yok denecek kadar az.”
Buna rağmen beklentilerin sürdüğünü belirten Öncü, eylül ayından itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indirimi yapacağı yönündeki beklentilerin sektörde umut oluşturduğunu söyledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik yaptırımların kaldırılabileceğine ilişkin açıklamalarının da piyasalarda olumlu beklentileri güçlendirdiğini dile getirdi.
“Faiz düştüğünde bugünkü fiyatlarla konut bulunamayacak”
Faiz indirimi ve krediye erişimin kolaylaşmasının konut fiyatlarını yeniden yukarı taşıyacağını ifade eden Öncü, yatırımcıların bugünkü fiyatları iyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
“Yatırımcı güven ortamı oluşmasını bekler. Ekonomide olumlu hava oluşsa bile bunun satışlara yansıması birkaç ay alacaktır. Ancak faiz ve enflasyon düştüğünde konut fiyatları da kaçınılmaz olarak yükselecek. Çünkü bugün sektörün önemli bir bölümü ürettiği konutları maliyetinin altında satıyor. Kredi muslukları açılıp finansmana erişim kolaylaştığında bu fiyatlarla konut bulmak mümkün olmayacak.”
Konut ihtiyacı olanlar ile yatırım yapmayı planlayanlara da çağrıda bulunan Öncü, “Bugün alım yapmak isteyenler açısından önemli bir fırsat dönemi yaşanıyor. Faizlerin ilerleyen dönemde düşmesi halinde kredi kullananlar refinansmanla kredi koşullarını yeniden düzenleyebilir. Ayrıca birçok firmanın sunduğu düşük peşinatlı, 24 aya kadar sıfır faizli kampanyalar da alıcılar için önemli avantaj sağlıyor.” dedi.
“Çimentoda yüzde 50’lik artış maliyet baskısını ağırlaştırdı”
İnşaat maliyetlerindeki yükselişin sektör üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Öncü, 2026’nın ilk altı ayında demir fiyatlarının yaklaşık yüzde 10, çimento fiyatlarının ise yüzde 50 arttığını söyledi.
“Resmî enflasyonun yüzde 30 seviyesinde açıklandığı bir dönemde temel inşaat girdilerindeki bu artışlar sektörün hem maliyet hem de talep sorununu daha da derinleştirdi. Bu konuda ilgili bakanlıklar ve kurumlar nezdinde gerekli girişimlerde bulunduk. Üretimden gelen gücümüzü kullanarak sektörün sorunlarını gündemde tutmaya devam edeceğiz.”


