Aksaray–Ulukışla–Yenice Yüksek Standartlı Demiryolu Hattı’nda acele kamulaştırma sürecinin başlamasıyla bölgenin lojistik dönüşümünde yeni bir aşamaya geçildi. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hakan Sefa Çakır, bu adımın üretim, ihracat ve sanayi koridorlarını güçlendirerek yeni yatırımları hızlandıracağını söyledi.
Türkiye’nin doğu-batı ile kuzey-güney taşımacılık hatlarını birbirine bağlayacak stratejik ulaştırma projelerinden biri olan Aksaray–Ulukışla–Yenice Yüksek Standartlı Demiryolu Hattı’nda önemli bir aşamaya geçildi. Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan kararla, projenin üçüncü etabında yer alan Adana ve Mersin’deki bazı alanlar için acele kamulaştırma süreci başlatıldı. Bu adımla hattın planlanan takvimde tamamlanması ve bölgenin lojistik kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
Gelişmeyi değerlendiren Hakan Sefa Çakır, yatırımın yalnızca bir ulaşım projesi olmadığını, aynı zamanda üretim, ihracat, sanayi ve bölgesel rekabet gücünü doğrudan etkileyecek stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu vurguladı.
Demiryolu ile lojistik yeniden şekilleniyor
Çakır, son yıllarda bölgedeki ulaştırma yatırımlarının hız kazandığını belirterek, Mersin’in büyük ölçüde ulaşım altyapısı beklentilerine kavuştuğunu söyledi. Aksaray–Ulukışla–Yenice hattından Gaziantep’e uzanan hızlı tren projelerine kadar birçok demiryolu yatırımının merkezinde Mersin-Yenice’nin yer aldığını ifade etti.
Mersin’in demiryolu ve liman altyapısıyla zaten Türkiye ve Doğu Akdeniz’in önemli merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Çakır, Çukurova Uluslararası Havalimanı ile hava taşımacılığı ayağının da tamamlandığını söyledi. Demiryolu yatırımlarıyla birlikte Mersin’in artık ülkenin kuzeyini güneye, batısını doğuya bağlayan kritik bir lojistik merkez haline geldiğini belirtti.
Mersin’in küresel rekabet gücü artıyor
Çakır, Mersin’in çok modlu taşımacılık kapasitesine dikkat çekerek kentin yalnızca bir liman şehri değil, entegre bir lojistik merkez konumuna ulaştığını söyledi. Yenice’nin, üretim merkezi olan Çukurova’nın tam ortasında yer aldığını ve limana doğrudan bağlantısıyla büyük avantaj sunduğunu ifade etti.
Mersin’in Türkiye’nin en büyük lojistik merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Çakır, kentin 150’den fazla ülkeye büyük ölçüde denizyoluyla erişim sağladığını ve İstanbul’dan sonra en büyük kara taşımacılığı filosuna sahip şehirlerden biri olduğunu söyledi. Hava ve demiryolu yatırımlarıyla bu gücün daha da pekiştiğini belirten Çakır, bu altyapının ihracatçılar kadar üretici firmalar için de Mersin’i cazip bir yatırım merkezi haline getirdiğini dile getirdi.
Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik risklerin de Mersin gibi güvenli lojistik merkezlerin önemini artırdığını ifade etti.
Sanayi koridorları için kritik altyapı
Demiryolu yatırımlarının yalnızca taşımacılığı değil, sanayi yapılanmasını da dönüştüreceğini belirten Çakır, yeni sanayi koridorlarının güçlü ulaştırma altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle geliştirilen sanayi koridorları vizyonunda Mersin’in kilit rol oynayacağını vurgulayan Çakır, Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşan sanayinin Anadolu’ya yayılması gerektiğini uzun süredir savunduklarını belirtti.
Sanayi koridorları ile ulaştırma projelerinin artık birlikte ele alınmasının önemli bir kazanım olduğunu ifade eden Çakır, planlı ekonomi ve bütüncül yatırım yaklaşımının sürdürülebilir büyüme açısından kritik olduğunu söyledi. Bu yatırımlara katkı sunan TOBB ile T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na teşekkür etti.
(Haber: Fahriye Şenyurt – Dünya)

