Yabancı yatırımcı ne ister?

Avukat Serkan Gül bir hukukçu gözüyle yabancı yatırımcıların aradığı en başta gelen 3 unsurun öngörülebilirlik, istikrar ve sürdürülebilirlik olduğunu söyledi.

0

4-5 aralık tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen ve bu yıl ikincisi düzenlenen Gayrimenkulde Büyük Buluşma “RE360″ın ilk gününde düzenlenen ve moderatörlüğünü BKI &BK-I,İstanbul &Londra ,Kurucusu  Bahadır Kayan’ın yaptığı “Yabancı Yatırımcı Ne İster” başlıklı panele katılan 3 konuşmacıdan biri olan Hergüner Bilgen Özeke Avukatlık firması ortaklarından Av. Serkan Gül bir avukat gözüyle yaptığı konuşmasında yabancı yatırımcıların aradıkları en önemli unsurların öngörülebilirlik, sürdürülebilirlilik (tutarlılık) ve istikrar olduğunu söyledi.

Panele katılım daveti aldıktan sonra son 10 yıldır avukatlık firmalarının kapılarını çalan yabancılarla nasıl bir diyaloglarının olduğunu incelediğini, ne sorular sorduklarını gözden geçirdiğini belirten Avukat Sekan Gül; genelde herkesin 3 sorunun peşinde olduğunu ve Türkiye ile ilgili ekonomik, siyasi ve hukuki risk analizleri görmek istediklerini, bu risk analizini yaparken de etrafında dolaştıkları ve sordukları sorularda asıl aradıklarının öngörülebilirlik, istikrar ve sürdürülebilirlik cevaplarını olduğunu söyledi.

Gül; hukukçu olmaları bakımından yabancı yatırımcıların kendilerine sordukları öncelikli soruları şu şekilde sıraladı:

    • Siz hukuk devleti misiniz?
    • Anayasal düzen var mı?
    • Laik ve demokratik bir sistem var mı?
    • Kuvvetler ayrılığı var mı?
    • Bağımsız yargı, insan haklarına ne kadar riayet ediyoruz?
    • Sözleşme serbestisi var mı?
    • Uluslararası anlaşmalara taraf mısınız?
    • Türk ve yabancı sermaye eşit muamele görüyor mu?
    • Yabancıların Türkiye’de gayrimenkul edinmesi mümkün mü?
    • Süreç nedir, prosedür kolay mı zor mu?
    • Ticari hayatta yabancı para birimi kullanımı var mı?
    • Yurt dışına sermaye çıkışı yapabiliyor muyuz?
    • Yurt dışındaki ana şirketlerimiz üzerinden buraya hizmet faturaları kesebiliyor muyuz
    • Genelde gönderdikleri expatların çalışma ve ruhsatları
    • Avrupa Birliği ile Türkiye’nin ilişkileri ..

Ana başlıkla bunlar üzerine devam eden bir sorular zinciri olduğunu belirten Gül; “2000’li yılların başından itibaren Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimizin sıkılaştırılması ve bizim Avrupa Birliği’ne katılım sürecimizi hızlandırmak üzere attığımız adımlarla beraber esasında yabancı yatırımı ülkeye çekmeye başlamışız diyerek bunun altında hukuki kazanımlar da olduğunu dile getirdi. Hukuki kazanımlar konusuna açıklık getiren Gül; bunların yabancıların gayrimenkul edinimleriyle ilgili önemli adımlar atılmış, süreci hızlandırmış, netleştirmiş, Avrupa Birliği’ne uyum çalışmaları kapsamında çok ciddi adımlar atılmış, kanunlar çıkarılmış, doğrudan yabancı yatırımcı kanunu çıkmış. Yabancı yatırımcıların Türkiye’deki yatırımcılarla eşit muamele göreceği bir hukuki zemin oluşturulmuş, sermaye hareketlerine kolaylıklar getirilmiş, yabancıların Türkiye’de yatırım yapmasını destekleyen kurumlar oluşturulmuş” olduğunu söyledi.

Bu hukuki kazanımların hepsinin pozitif etkiye sahip olduğuna dikkat çeken Gül; yabancıların Türkiye’deki yatırımlarını destekleyen önem adımlar atılmasının yanı sıra bazı konularda eksikliklerimizin olduğunu ve bazı konularda geri kaldığımızı ifade ederek “En temel eksikliğimiz sürdürülebilir mevzuatımız var mı? Geriye dönüp baktığımda 2000’li yılların başında bize gelip yatırım yapmak isteyen bir müvekkilimizin ilk sorusu mesela gelir elde edecek, kira.. Yabancı para cinsinden kira elde edebiliyor muyuz? Cevap evet, Bunu artırabiliyor muyuz? Cevap yine evet. Aradan bir müddet geçiyor, 2011 yılına geliyoruz, Borçlar Kanunu’muz çıkıyor, sistemi değiştiriyoruz. Diyoruz ki temel para cinsinden kira tahsil etmeye devam edeceksiniz ama artırımları kısıtlıyoruz. Tam sektör buna alışacak derken biz bunu 2020’ye erteliyoruz. 2018 yılına gelmişken acaba 2020’de ne olacak diye herkes birbirine soruyor. Bu sefer de bambaşka bir durumla karşılaşıyoruz ve yabancı para biriminden değerlerle kiralamalar ortadan kaldırılıyor. Tam istisna mıyız değil miyiz diye insanlar avukatına soruyor, yeni bir düzenleme çıkıyor ve yeni bir istisna, sonra tekrar değiştiriyoruz bunlar istisna değil” dedi.

“Geldiğimiz noktada 2000’li yılların başında Türkiye’ye yatırım yapan birine sorsanız yabancı para cinsinden acaba yabancı para cinsinden olmadan bu ülkeye mi girmek isterdin diye, muhtemelen evet derdi” şeklinde sözlerine devam eden Gül; “Türkiye’de yatırım yapan bu insanlar, aynı kurumlar, farklı ülkelerde yabancı para cinsinden para kullanılmadığı, lokal para biriminin yapıldığı yerlere yatırım yapıyorlar mı, yapıyorlar, onlar için çok önemli değil çünkü bu gerçeği bilerek yatırım yapıyorlar. Buna göre fizibilitelerini, hesaplarını, kitaplarını, çıkış programlarını ayarlıyorlar. Bu sürdürülebilirliği ve öngörülebilirliği sağlamak çok önemli. Mesela bu kira konusu ile ilgili geldiğimiz noktada ben ne mal sahiplerini ne kiracıların memnun olduğu kanaatinde değilim.” diyerek konuşmasını tamamladı.




****Size en iyi hizmeti verebilmemiz için PROJE FORMUNU eksiksiz ve doğru doldurduğunuzdan emin olunuz***

Yorum Yapın

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi girin