Kentsel dönüşümün değişen yönetmeliğinde neler var?

Emlak uzmanı ve Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, geride bıraktığımız haftanın son gününde bir takım düzenlemeler yapılarak yürürlüğe giren yeni kentsel dönüşüm yönetmeliğinin neleri kapsadığı hakkında bilgiler verdi.

0

6306 sayılı Kentsel Dönüşüm yasasının uygulama yönetmeliğinde yapılan değişiklikler Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yeni yönetmeliğe göre sınıflara ayrılan müteahhitlerden teminat ya da tamamlanma sigortası talep edilecek.

Değişen yönetmelikle ilgili bilgiler veren Mustafa Hakan Özelmacıklı, yedi yıl kadar önce çıkarılan 6306 sayılı kanun sonrasında kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan bina sayısının 460 bin 955 olduğunu hatırlatarak yeni yönetmelik ile birlikte bundan sonra sınıflara ayrılan müteahhitlerden teminat ya da tamamlanma sigortası talep edileceğini, rezerv alanlarda maliye görüşünün alınmayacağını, 3’te 2 çoğunluk sonrasında kabul etmeyen hissedarların yerlerinin Bakanlıkça tespit edilecek veya ettirilecek rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara hatta üçüncü şahıslara açık artırma usulü ile satılabileceğini, riskli ve rezerv yapı alanlarında kira yardımı süresi ise 36 aya kadar uzatılabileceğini söyledi.

İnşaatın tamamlanma oranına göre maketten satışa izin verilecek

Yönetmelikte yapılan yeni düzenlemeyle birlikte kentsel dönüşüm projelerinde artık maketten istenildiği gibi satış yapılamayacağına dikkat çeken Özelmacıklı, Müteahhitlerin payına düşen bağımsız birimlerin satışı, inşaatın ilerleme seviyesine göre ve idarenin iznine göre belirleneceğini söyleyerek inşaatın tamamlanma oranını belirlendikten sonra, bu oranın yüzde 10’u altındaki oranda satış yapılabileceğini, bu düzenleme ile mağduriyetlerin de azalmış olacağını ifade etti.

Belediyelerin kentsel dönüşüm sürecine verdiği desteği artırması gerekiyor

Vatandaşlar tarafından şikâyet edilen yapılara ilişkin tespitlerde Belediyelerin sürece daha çok destek olmaları gerektiğini dile getiren Özelmacıklı, “Riskli yapılara ilişkin tespitler maliklerden isteniyor ama verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya Belediye tarafından yapılır veya yaptırılır. Masrafları ise maliklerden tahsil edilir. Lakin belediyeler riskli yapı tespitleri için maliklere tebligat gönderiyor ve eğer bu incelemeyi yaptırmazsanız can ve mal güvenliği açısından meydana gelebilecek tüm olumsuzlukların bina maliklerine ait olduğu belirtiliyor. Bu doğru bir yaklaşım değil” dedi.

Ada Bazlı Dönüşüm Modeline Geçilmeli

Avrupa’daki ilk örneklerdeki balyoz (yık-yap) anlayışı yerine ada bazlı dönüşüme daha çok ihtiyaç duyulduğunu belirten Mustafa Hakan Özelmacıklı, Türkiye’de ilk kentsel dönüşüm örneklerinin riskli yapılarda genel olarak az katlı olup, daha çok kat yapılabilir (imar hakkı olan) binalarda gerçekleştirildiğini anımsatarak bu nedenle asıl risk taşıyan ve çok katlı olan binaların yenilenmediğini ifade ederek “Yeni dönemde ada bazlı yaşanabilir alanlara ihtiyaç duyuluyor. Özellikle riskli alanlarda yapılacak dönüşümlerin uzlaşma ile yapılıyor olması gerekiyor. Kentsel dönüşüm bakanlık, belediye, müteahhit ve banka kontrolünde teminat ve sigorta kontrolleri ile sürdürülmeli. Değer tespitleri metrekare bazlı yapılmalı. Kentsel dönüşümde imar hakkı transferi, TOKİ ve gayrimenkul sertifikaları ile takas imkanları getirilmeli” diyerek açıklamalarını tamamladı.




****Size en iyi hizmeti verebilmemiz için PROJE FORMUNU eksiksiz ve doğru doldurduğunuzdan emin olunuz***

Yorum Yapın

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi girin