Ofis pazarındaki değişen dinamikleri değerlendiren İş GYO Genel Müdürü Barlas Ülkü, nitelikli ofis arzının sınırlı olduğu sektörde belirleyici unsurların doğru lokasyon, yüksek yapı kalitesi ve güçlü kiracı deneyimi olduğunu vurguladı. Ülkü, İş GYO’nun bu dönüşümü doğru okuyan stratejik yaklaşımı sayesinde ofis portföyünde yüzde 97 doluluk oranına ulaştığını belirtti.
Son yıllarda çalışma kültüründe yaşanan büyük dönüşüm, ticari gayrimenkul pazarında ofis binalarına yönelik beklentileri ve performans kriterlerini köklü biçimde değiştirdi. Hibrit çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte fiziksel ofislerin geleceğinin tartışıldığı dönemin geride kaldığını ifade eden Ülkü, güncel pazar dinamikleri ile şirketlerin değişen stratejilerini değerlendirdi.
Fiziksel ofis ihtiyacının ortadan kalkmadığını, aksine şirketlerin artık çok daha seçici ve uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket ettiğini belirten Ülkü, şöyle konuştu: “Bugün ofis piyasasında mesele yalnızca doluluk oranı değil; doğru lokasyon, kaliteli bina ve güçlü bir kiracı deneyimi sunabilmek. Şirketler için ofis seçimi artık yalnızca metrekare büyüklüğü ya da kira seviyesiyle sınırlı değil. Hibrit çalışma düzeniyle birlikte çalışanların ofiste geçirdiği zamanın niteliği daha fazla önem kazandı. Bu nedenle şirketler, çalışan deneyimini destekleyen, ekiplerin bir araya gelmesini kolaylaştıran, verimliliği artıran ve uzun vadeli kullanım avantajı sağlayan ofis çözümlerine yöneliyor.”
İstanbul ofis piyasasında kaliteli stok eksikliği ayrışmayı artırıyor
İstanbul ofis piyasasında özellikle merkezi iş alanlarında (MİA) yeni arzın sınırlı kaldığını ve kaliteli A sınıfı stok eksikliğinin giderek daha belirgin hale geldiğini dile getiren Ülkü, pazar göstergelerinin de seçici ve kalite odaklı “prime” ofis talebini doğruladığını vurguladı.
Şirketlerin büyük metrekareli, güçlü altyapıya sahip ve taşınmaya hazır alanları bulmakta zorlandığı bir dönemden geçildiğini belirten Ülkü, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Erişilebilirliği yüksek, teknik ve operasyonel açıdan güncel ihtiyaçları eksiksiz karşılayan binalar piyasada hızla ayrışıyor. Şirketler karar süreçlerinde kira seviyesinin yanı sıra; binaların sürdürülebilirlik sertifikalarını, yetkin makamlarca 2018 deprem yönetmeliğine uygunluğunu, ulaşım bağlantılarını, teknolojik altyapısını ve sunduğu bütünsel kullanıcı deneyimini ön planda tutuyor. Dolayısıyla her ofis alanı aynı ölçüde talep görmüyor. Doğru konumlandırılmış ve profesyonel şekilde yönetilen binalar değerini korurken, ulusal ve uluslararası önemli şirketlerin ilgisini de artırarak piyasaya yön veriyor.”
“Portföy stratejimizi doğru kurguladık”
İş GYO’nun pazarın dönüşümünü erken dönemde öngörerek portföy stratejisini bu doğrultuda şekillendirdiğini belirten Ülkü, ulaşılan operasyonel başarıya da dikkat çekti.
Ülkü, “İstanbul ofis piyasasında talebin daha seçici, lokasyon odaklı ve kalite hassasiyeti yüksek bir yapıya dönüşmesi, uzun vadeli değer yaratma vizyonumuzla örtüşüyor. Bu stratejik ve pazar odaklı yaklaşımımızın bir sonucu olarak bugün ofis portföyümüzde yüzde 97 doluluk oranına ulaşmış durumdayız. Ancak bu oranı yalnızca güçlü bir finansal ya da operasyonel gösterge olarak değerlendirmiyoruz. Bu başarı; kiracılarımızın değişen ihtiyaçlarını yakından takip etmemizin, güçlü kiracı ilişkilerimizin ve sunduğumuz yüksek standartlı, güvenli bina deneyiminin bir sonucudur. İş GYO olarak geleceğin çalışma alanlarını bugünden doğru konumlandırmaya ve paydaşlarımıza değer üretmeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

