4 Haziran 2026 Perşembe
Ana SayfaManşetİnşaat sektörünün ekonomik büyümeye katkısının sürmesi için finansmana erişim iyileştirilmeli..

İnşaat sektörünün ekonomik büyümeye katkısının sürmesi için finansmana erişim iyileştirilmeli..

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye, uyguladığı ekonomik program ve sergilediği performansla geçen yıl 2024’e göre yüzde 3,6 büyüdü.

Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’yı (GSYH) oluşturan faaliyetler incelendiğinde, 2025’te inşaat sektörü bir önceki yıla göre yüzde 10,8 büyüdü. Geçen yıl en yüksek büyümenin inşaat sektöründe olduğu görüldü.

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada inşaat sektörünün geçen yıl yüzde 10,8 büyüyerek ekonomiye en yüksek katkıyı sağlayan sektörlerin başında gelmesinin sektörün çarpan etkisini ve stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

Özellikle deprem bölgesinde yürütülen kapsamlı yeniden inşa sürecinin dünyaya örnek teşkil edecek ölçekte olduğunu vurgulayan Yılmaz, inşaat sektörünün yalnızca konut üretimi anlamına gelmediğini, demir-çelikten çimentoya, seramikten cam ve mobilyaya kadar yaklaşık 250 alt sektörü doğrudan etkilediğini, istihdam, üretim ve vergi gelirleri açısından ekonominin en geniş etki alanına sahip sektörlerinden olduğunu anlattı.

Yılmaz, yapı ruhsat sayılarında ve üretim endekslerinde yaşanan artıştan bahsederek, “Sektörümüz hem deprem bölgesindeki yeniden inşa süreci hem de ülke genelindeki üretim hareketliliğiyle ekonomiye güçlü katkı sunmaya devam etmektedir. Ancak bu katkının sürdürülebilir bir lokomotif etkiye dönüşebilmesi için finansmana erişimin iyileştirilmesi ve üretim sürekliliğinin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır.” diye konuştu.

“2026’da ivmenin korunması mümkün”

Ziya Yılmaz, geçen yıl yakalanan ivmenin 2026’da korunup korunamayacağının, sadece iç talep dinamiklerine değil, küresel ekonomik gelişmelere ve yakın coğrafyadaki jeopolitik sürece de bağlı olacağını belirterek, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve dinamik konut talebi sayesinde potansiyelini koruduğunu söyledi.

Geçen yıl ruhsat sayılarında yaşanan artışın üretimde ivmelenmeye dönüşmesi için arsa ve finansman politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini dile getiren Yılmaz, “Konut ihtiyacının yüksek olduğu bölgelerde kamu planlı arsa üretmeli ve bu arsalar üretim şartlı ve maliyeti dengeleyecek bir modelle geliştiricilere sunulmalı. 2026’da ivmenin korunması mümkündür ancak bunun için planlı arsa politikaları ile erişilebilir finansman mekanizmalarının eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi gerekmektedir.” şeklinde konuştu.

PROJE BİLGİ FORMU

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yapın

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi girin

Son Haberler

YAZARLAR

Ayla Özer
383 YAZI