Danış… Danışma… Danışmanlık…

Gayrimenkul proje geliştirme, pazarlama ve satış konusunda sektörün deneyimli ismi Bilge Özdemir inşaat & gayrimenkul sektöründe DANIŞMANLIK kavramını ve uygulama olanaklarını emlakdream.com için kaleme aldı.

0

Bu hafta, Danışmanlık konusunu ele almamda İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Serdar İnan’ın Linkedin’de paylaştığı;

“Bir danışmana sahip olmak, size yaptığınız işi görmek için başka bir çift göz sağlar. Danışmanınız, büyük resmi görür ve hedeflerinize odaklanmanıza, yaptığınız işe farklı bir bakış açısı getirmenize yardımcı olur” tespiti ışık açtı… teşekkürler.

Çeyrek asırlık inşaat & gayrimenkul sektörü bilgi birikimimi danışmanlık hizmeti altında aktarmaya karar verdiğimde; bu işin Antik çağda insanların filozoflara hayata ilişkin sorular sorararak tavsiyeler alması ve bunun karşılığında da “danışmanlık” ücreti ödemesi ile başladığını öğrendim.

Süreç içinde, Danışmanlık ile Satış Danışmanlığının sürekli karıştırıldığını gördüm. Oysa ki, Biri kendi aklını satarken; diğeri mal veya hizmet satmaktadır. Her ikisini de deneyimleyen biri olarak ülkemizde Akıl satmak Bir şey satmaktan zordur.

Biliyormusunuz ?… Rönesans dönemine kadar danışmanlık,  “filozof” olmakla eş değermiş. İnşaat ve gayrimenkul sektörü için de biraz öyle değil mi?

Bir kısımda, Her şeyi bildiğine inananların biraraya geldiği “inşaat & gayrimenkul sektöründe“ danışmanlık “tereciye tere satmaktan“ zordur. Çünkü; kelime yapısı Danışma yani Danışmama üzerine kurulmuştur.

Biz; firma ve projeleri değerlendirerek “farklı bir göz ve düşünceye“ duyulabilecek  ihtiyaçlara katkı sunmakta, bilgi ve deneyimlerimizi kuruluşlara aktarmaktayız.

Son yıllarda; inşaat & gayrimenkul sektöründe Danışmanlık hizmetleri ivmeli bir şekilde artış göstermektedir. Firma ve/veya projeler;

– Arsa/arazi ve proje geliştirme

– Konsept proje

– Pazarlama

– Satış

– İletişim

– Personel

– Eğitim

Gibi birçok konuda alanında uzman danışman firma ve/veya kişilerden hizmet alarak sorunlarını çözüme kavuşturma ve ihtiyaçlarını giderme veya sorun yaşamadan önleme yoluna gitmektedir.

Özellikle inşaat & gayrimenkul sektöründe Danışmanlar, sunulan hizmet gereği kuruluşların “yönetim ve/veya icra kurullarında“ yer almakta  birlikte çalıştığı kuruluşun yöneticisi veya personeli olmamaktadır.

Yöneticilerin karar verme süreçlerine müdahale etmemekte, talimatlar vermemektedir. Danışmanlar, yol, yordam  ve yöntem sunmaktadır. Danışmanları farklı kılan en önemli özellik, sahip oldukları bilgilerin hizmet verilen kuruluşun sahip olduklarından daha farklı, yenilikçi olması, hizmet verilen kuruluşa yeni bir şeyler katması ve hoşgörülü olmasında yatmaktadır.

Çünkü, Danışmanlar sadece tavsiyede bulunmamakta, doğru kararı hayata geçirmek için patron ve yöneticileri, şirketleri ikna etme çabası da göstermektedirler. Danışmanlar, kişilere veya kurumlara göremediklerini veya görmek istemediklerini göstermekte, akıllarını çoğaltmaktadır.

Bazı kişi veya kurumlar ise gerçekten “neyi bilip neyi bilmediklerinin” farkındadırlar. Bilmedikleri konularda danışmanlık alıp kendi akıllarını çoğaltma erdemini gösterebilmektedirler. İşte bu insanlar ve kurumlar başkasının aklını kullanabilme aklına sahiptirler.

İnşaat ve gayrimenkul sektöründe moda akım olarak nitelendirdiğim Danışman tercihlerinde, bana göre aşağıda ki hatalar sıkça ve sürekli yapılmaktadır. Bunlar:

A) Niteliksiz Danışman Kullanma:  personel değişiminin çok yoğun yaşandığı firma ve/veya projelerde birçok üst – orta düzey yönetici “işsiz” olmaktansa “danışman” olmayı tercih etmektedir. Ne yazık ki; kendisi danışmanlığa muhtaç birçok yönetici, şirketlere danışmanlık yapmaktadır.

B) Güvenilir Danışman: Aileden veya sadece güvenilir olduğu için danışmanlık yapmak tek başına yeterli değildir. Tek özellikleri güvenilir olmak olan aile dostlarını danışman olarak seçmek, şirketlere hiç bir fayda sağlamamaktadır.

C) Kısa Süreli Danışmanlık: Firma ve projelerde 1 yılın altında Danışmanlık talepleri ne projeye/firmaya ne de Danışmana bir fayda sağlamamaktadır.

D) Vitrin Danışman: Bazı kurumlar en iyiyi, en doğruyu kendilerinin bildiğini düşünmektedirler. Üst akıl kendilerinin olup kimsenin aklına güvenmemektedirler. Ancak, sektörel akımdan dolayı Danışman tutup, yine de kendi bildiklerini yapmaktadırlar. İş bu Danışmanlar, danışman değil; yeni nesilin tabiri ile “yancı” olmaktadır.

Sektörel incelemelerime göre, verimsizlik ve başarısızlıkların kaynağı; minimim  % 50 patron, patron kardeşleri, patron çocukları, % 25’i değişime, gelişime karşı çıkan yöneticiler ve % 100 danışmanlardır.

Maalesef  “başkasının aklından yararlanma aklı” herkeste bulunmamaktadır. Danışmandan yararlanmak için, kişinin ya da kurumun, “başkasının aklından yararlanma aklına” sahip olması gerekmektedir.

BİLGE ÖZDEMİR

DANIŞMAN/CONSULTANT




****Size en iyi hizmeti verebilmemiz için PROJE FORMUNU eksiksiz ve doğru doldurduğunuzdan emin olunuz***

Yorum Yapın

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi girin