Konut piyasasında “yatırımcı tip” alıcılar en büyük müşteri kesimini oluşturmaya devam ederken, Merkez Bankası’nın faiz indirimi sürecinde bankaların konut kredilerindeki sınırlı da olsa yaşanan düşüş, orta gelir grubunun ikamet amacıyla konut alımlarını hareketlendirdi. Banka kredisi ile alınan konutların payında geçen yıl başlayan artış, bu yıl iki ayda daha da ivme kazandı.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre bu yıl banka kredisi ile ocak ayında 20 bin 263, şubatta 25 bin 35 konut satıldı. Kredili satışlarda ocak ayları itibarıyla yüzde 15,7 olan yıllık artış oranı, şubat ayları itibarıyla yüzde 42,3’e çıktı. Ocak-şubat döneminde Türkiye genelinde toplam konut satışları geçen yılın eş dönemine göre sadece yüzde 0,6 artışla 236 bin 29 olurken, banka kredisi kullanılarak alınan (ipotekli) konutların sayısı yüzde 29 oranında bir artışla 45 bin 298’e yükseldi. Geçen yıl ilk iki ayda toplam satışlarda yüzde 15 olan ipotekli satış payı, bu yıl aynı dönemde yüzde 19,2’ye yükseldi. Bu yıl ocak ayında yüzde 18,2 olan söz konusu payın şubatta yüzde 20,1’e çıkması, ivmenin devam ettiğini gösterdi.
Kredi ile yapılan satışların büyük bölümünün ikinci el konutlarda olduğu görüldü. Bu yıl ilk iki ayda krediyle alınan ilk el konutların sayısı yüzde 32,1 artışla 11 bin 53, ikinci el konutların sayısı da yüzde 28,1 artışla 34 bin 245 adet olarak gerçekleşti. Kredili ilk el satışların toplamda payı geçen yıla göre yüzde 3,6’dan yüzde 4,7’ye, ikinci el konutların payı da yüzde 11,4’ten yüzde 14,5’e yükseldi.
Daha çok yatırımcı tip alıcıların gerçekleştirdiği ve banka kredisi dışındaki finansman yöntemleri ile yapılan satışlar ise ilk iki ayda yüzde 4,4 azalarak 190 bin 731 adede geriledi. Toplamda en büyük paya sahip olan bu tür satışların geçen yıl ilk iki ayda yüzde 85 olan payı bu yıl aynı dönemde yüzde 80,8’e düştü. Yatırımcı tip alıcılara yapılan satışlardaki gerilemede, altın fiyatlarında 2025’e damgasını vuran ve bu yıl da devam eden hızlı yükselişin yatırımları bu alana kaydırması etkili.
Ancak uzmanlar, küresel risklerde azalma olasılığında altındaki yükselişin durması durumunda bu kesimin “servet etkisiyle” pozisyon değiştirerek daha fazla konut yatırımına yönelebileceğini belirtiyor.
(Haber kaynağı: Dünya Gazetesi köşe yazarı Naki Bakır’ın “Konut piyasasına savaş gölgesi” başlıklı makalesinden alıntıdır)




