5 Şubat 2026 Perşembe
Ana SayfaSektörden HaberlerSağlam ve güvenli gelecek inşa etmek hepimizin sorumluluğu..

Sağlam ve güvenli gelecek inşa etmek hepimizin sorumluluğu..

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve Türkiye’yi derinden sarsan depremlerin yıldönümünde, afetin yol açtığı kayıplar bir kez daha hüzünle anılıyor. Yaşanan yıkımlar, kaybedilen canlar Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini ve güvenli yapılaşmanın hayati önemini gözler önüne seriyor.

Türk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal, 6 Şubat’ın yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda sorumlulukları hatırlama günü olduğunu vurguladı. “Çok büyük acılar yaşadık. Kayıplarımızı geri getirmemiz mümkün değil, ancak aynı hataları tekrar etmemek elimizde. Türkiye bir deprem ülkesi; depremi engelleyemeyiz ama depreme dayanıklı yapılarla can kayıplarının önüne geçebiliriz. Bunun yolu da doğru zemin etüdü, doğru projelendirme, etkin denetim, standartlara uyum, nitelikli ve kaliteli yapı malzemesi kullanımından geçiyor.”

Agah Durukal, Türkiye’nin mühendislik birikimi, teknik kapasitesi ve üretim gücü açısından güçlü bir ülke olduğuna dikkat çekti. Bu potansiyelin deprem gerçeğini merkeze alan bir yaklaşımla anlam kazanacağını ifade etti: “Türkiye dünyanın farklı coğrafyalarında önemli projelere imza atan bilgi birikimine ve güçlü bir yapı sektörüne sahip. Dünya standartlarında üretim gücümüz, yüksek mühendislik bilgi ve tecrübemiz var. Diğer yandan tüm bu birikim, şehirlerimizi planlarken deprem gerçeğini önceliklendirmediğimiz sürece yeterli olmaz. Bilimsel yaklaşım, akılcı planlama, doğru ve kaliteli malzeme kullanımı, ve yönetmeliklere tam uyum hayati önem taşıyor.”

Depreme dayanıklılık, yangın güvenliği, enerji verimliliği şehirlerimizin standardı olmalı

Kentsel dönüşüm sürecinin yalnızca bina yenilemek olarak görülmemesi gerektiğini belirten Durukal, bütüncül anlayışa dikkat çekti: “Şehirlerimizin, yerleşim yerlerimizin  planlanmasında depreme dayanıklılığın yanı sıra yangın güvenliği, enerji verimliliği ve yapı ömrü gibi unsurlar da dikkate alınmalı. Hafif yapı malzemeleri deprem yüklerini azaltarak taşıyıcı sistem üzerindeki etkileri düşürür. Yanmaz ve yüksek performanslı malzemeler ise hem can güvenliği hem yapı güvenliği açısından kritik rol oynar. Doğru ve kaliteli malzeme seçimi hayatın sigortasıdır.”

Sanayi yapıları da öncelikli olmalı

Türkiye’nin güçlü bir üretim ülkesi olduğuna dikkat çeken Durukal, yalnızca konutların değil, sanayi yapılarının da deprem güvenliği açısından ele alınması gerektiğini vurguladı: “Üretim tesisleri, fabrikalar ve endüstriyel yapılar olası bir depremde hem çalışan güvenliği hem de ekonomik süreklilik açısından büyük risk taşır. Büyük ölçekli hasarlar sadece can kayıplarına değil, üretimin durmasına ve ekonomik kayıpların derinleşmesine de yol açar. Afetlere dirençli bir sanayi altyapısı oluşturmak, sürdürülebilir kalkınmanın temel şartlarından biridir.”

Güvenli şehirler ortak sorumluluğumuz

Türk Ytong olarak uzun yıllardır afetlere karşı farkındalık oluşturduklarını belirten Durukal sözlerini şöyle tamamladı: “Güncel deprem yönetmeliğine eksiksiz uymak hem büyük bir sorumluluk hem de bir vatandaşlık görevidir. Bu konuda hepimize görevler düşüyor. Türk Ytong olarak biz kaliteli dayanıklı, güvenli ve yüksek standartlarda ürünler geliştirmek ve üretmekle yükümlüyüz. Tüm çabamızı dünya standartlarında yapı malzemesi ürünlerini geliştirmek ve üretmek için harcıyoruz. Bununla da yetinmeyip bilgimizi, deneyimimizi akademik platformlardan inşaat şantiyelerine kadar her sahada paylaşıyoruz. Eğitime her alanda destek veriyoruz. 6 Şubat’ı bir daha yaşamamanın yolu, yapıları kurallara uygun bir şekilde ve daha güvenli inşa etmekten geçiyor.  Bu hepimizin ortak sorumluluğudur.”

PROJE BİLGİ FORMU

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yapın

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi girin

Son Haberler

YAZARLAR

Ayla Özer
377 YAZI