Tüketici dernekleri temsilcileri ve hukukçular, yazlık kiralarken dikkat edilmesi gereken noktaları ve mağduriyet halinde izlenecek hukuki yolları anlattı.
Yaz sezonuyla birlikte özellikle sahil bölgelerinde kısa süreli konut kiralamalarına talep artarken, buna paralel olarak sahte ilanlar, kapora dolandırıcılıkları ve sözleşme kaynaklı uyuşmazlıklar da çoğalıyor.
Uzmanlar, AA muhabirine yaptıkları değerlendirmede, tüketicilerin mağdur olmamak için kiralama öncesinde gerekli kontrolleri yapmaları, mağduriyet yaşamaları halinde ise yasal haklarını gecikmeden kullanmaları gerektiğini vurguladı.
Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, vatandaşların kapora dolandırıcılığına karşı ilanlardaki yazlığın kısa süreli kiralama mevzuatına uygun olup olmadığını araştırması gerektiğini söyledi.
Kat maliklerinin kısa süreli kiralamaya onay verdiğinin de doğrulanması gerektiğini belirten Kiraz, “Konutun gerekli izinlere sahip olduğu ve kiralama yapan kişinin ev sahibi ya da yetkili kişi olduğu teyit edilmeden kapora veya ön ödeme yapılmamalı. Sözleşmede kiralama süresi, konaklayacak kişi sayısı, ödeme ve iade şartları ile elektrik, su ve aidat gibi giderler açıkça yer almalı.” dedi.
Kiraz, konutun ilandaki özellikleri taşımaması halinde tüketicinin ödediği bedelin iadesini talep edebileceğini belirterek, ev teslim alınırken ve teslim edilirken fotoğraf ile video kaydı tutulmasının hasar ve depozito uyuşmazlıklarını önleyeceğini ifade etti.
Ev sahiplerinin de gerekli izin belgelerini alması, kat maliklerinin oy birliğiyle onayını sağlaması ve kimlik bildirimi ile alt kiralama yasağı başta olmak üzere yasal yükümlülüklere uyması gerektiğini belirten Kiraz, aksi halde yüksek idari para cezalarıyla karşılaşabileceklerini söyledi.
“Tüketiciler ciddi maddi kayıplara uğrayabiliyor”
Tüketiciler Konfederasyonu (TÜKON) Genel Başkan Vekili Aziz Koçal da internet üzerinden günlük, haftalık ve sezonluk yazlık kiralama taleplerinin arttığını, buna bağlı olarak mağduriyetlerin de çoğaldığını belirtti.
En sık şikayetlerin ilandaki bilgilerle teslim edilen ev arasındaki farklılıklardan kaynaklandığını söyleyen Koçal, fotoğrafların gerçeği yansıtmaması, deniz manzarası veya havuz gibi vaatlerin karşılanmaması, hijyen sorunları, klima, sıcak su ve internet gibi hizmetlerin çalışmaması, kapora alınmasına rağmen evin teslim edilmemesi, sahte ilanlar ve depozitonun haksız kesilmesi gibi sorunlarla karşılaşıldığını ifade etti. Özellikle doğrulanmamış internet siteleri ve sosyal medya ilanlarının ciddi maddi kayıplara yol açabildiğini söyledi.
“İlan bilgilerinin ekran görüntüsü mutlaka alınmalı”
Koçal, tatil planı yapılırken yalnızca fiyatın değil güvenilirliğin de dikkate alınması gerektiğini belirterek, kurumsal rezervasyon platformlarının tercih edilmesini önerdi.
Ev sahibi veya işletmenin kimliğinin doğrulanmasını isteyen Koçal, “İlanın ekran görüntüsü alınmalı, fotoğraflar, adres ve kullanıcı yorumları incelenmeli, yazılı sözleşme yapılmadan ödeme yapılmamalıdır.” dedi.
Taahhüt edilen özelliklerin sağlanmaması halinde eksikliklerin fotoğraf ve videoyla belgelenerek kiraya verene yazılı bildirim yapılması gerektiğini belirten Koçal, sorunun çözülmemesi durumunda tüketicinin sözleşmeden dönme, ücret iadesi, bedel indirimi, maddi zararlarının ve zorunlu ek konaklama masraflarının karşılanmasını talep etme hakkı bulunduğunu söyledi.
Uyuşmazlık halinde yazışmaların, ödeme dekontlarının, ilan görüntülerinin, fotoğraf ve videoların delil olarak saklanması gerektiğini belirten Koçal, 186 bin liraya kadar olan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine, üzerindeki tutarlar için ise tüketici mahkemelerine başvurulabileceğini ifade etti.
Koçal, piyasa fiyatının çok altındaki tekliflere şüpheyle yaklaşılması ve acele ödeme baskısı yapan kişilere itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, dolandırıcılık şüphesi halinde vakit kaybetmeden kolluk kuvvetlerine veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulmasını önerdi.
“Ayıplı hizmette yapılan tüm masraflar talep edilebilir”
Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Levent Küçük ise yazlık kiralamalarda en sık karşılaşılan sorunların yetkisiz kişilerin aracılık yapması ve ilan bilgilerinin konutun gerçek durumu ile uyuşmaması olduğunu söyledi.
Küçük, kapora ödemeden önce kiralama yapan kişinin yetki belgesi veya tapu kaydının kontrol edilmesi, ödemelerin yalnızca yetkili kişilere yapılması ve açıklama kısmında ödeme amacının belirtilmesi gerektiğini ifade etti.
Vadedilen şartların sağlanmamasının “ayıplı hizmet” kapsamında değerlendirilebileceğini belirten Küçük, tüketicilerin yazışma, fotoğraf ve harcama belgelerini saklayarak zararlarının tazminini isteyebileceğini, ayrıca tüketici hakem heyetlerine başvurabileceklerini söyledi.


