15 Temmuz 2026 Çarşamba
Ana SayfaSektörden HaberlerTürkiye sağlık turizminde yılın ilk çeyreğinde 761.5 milyon dolar gelir elde etti..

Türkiye sağlık turizminde yılın ilk çeyreğinde 761.5 milyon dolar gelir elde etti..

Türkiye, sağlık turizminde yılın ilk çeyreğinde 302 bin 487 uluslararası hastaya hizmet vererek 761,5 milyon dolar gelir elde etti.

Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika başta olmak üzere birçok ülkeden sağlık turisti ağırlayan Türkiye; estetik ve plastik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri, göz hastalıkları, ortopedi ve travmatoloji, kardiyoloji ile onkoloji gibi birçok alanda sunduğu hizmetlerle uluslararası hastaların tercih ettiği destinasyonlar arasında yer alıyor.

Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Hizmetleri Komite Başkanı Mustafa Eröğüt, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin sağlık turizminde son yıllarda istikrarlı bir büyüme sergilediğini belirterek, “2025’te ülkemizi sağlık hizmeti almak amacıyla ziyaret eden kişi sayısı 1 milyon 398 bin 580’e, sağlık turizminden elde edilen gelir ise 3 milyar 22 milyon 452 bin dolara ulaştı.” dedi.

Bu yılın ilk çeyreğinde de büyüme ivmesinin sürdüğünü ifade eden Eröğüt, “Yılın ilk üç ayında 302 bin 487 uluslararası hasta ülkemizde sağlık hizmeti aldı, sağlık turizmi geliri ise 761 milyon 523 bin dolara ulaştı. Kişi başına düşen sağlık turizmi gelirinin geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 39 artması, Türkiye’nin artık yalnızca daha fazla hasta ağırlayan değil, aynı zamanda daha yüksek katma değer üreten bir sağlık turizmi destinasyonu haline geldiğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Sağlık turizminde nicelik kadar nitelik odaklı büyümeyi de önemsediklerini vurgulayan Eröğüt, kişi başına gelirde kaydedilen artışın, Türkiye’nin ileri teknolojiye sahip sağlık altyapısı, uluslararası standartlardaki sağlık kuruluşları ve uzman insan kaynağının küresel ölçekte daha fazla tercih edildiğinin somut göstergesi olduğunu söyledi.

Yıl sonu beklentilerinin de olumlu olduğunu belirten Eröğüt, sağlık turizminde sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti.

“Orta Asya ülkelerinden gelen talep dikkat çekici şekilde artıyor”

Türkiye’nin uluslararası sağlık hizmetlerindeki rekabet gücünü daha da artırmayı hedeflediklerini belirten Eröğüt, yabancı hasta sayısını ve sağlık hizmeti ihracatından elde edilen geliri yükseltmek amacıyla tanıtım, markalaşma ve uluslararası iş birliği çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi.

Türkiye’nin coğrafi konumu, güçlü sağlık altyapısı ve uluslararası standartlardaki sağlık hizmetleri sayesinde geniş bir coğrafyaya hizmet sunduğunu ifade eden Eröğüt, şöyle konuştu:

“Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika başta olmak üzere yaklaşık 180 ülkeden sağlık turisti ağırlıyoruz. Özellikle Almanya, Birleşik Krallık, Irak, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Libya ve Körfez ülkeleri ülkemize en fazla hasta gönderen pazarlar arasında yer alıyor. Bunun yanında Kazakistan, Özbekistan ve diğer Orta Asya ülkelerinden gelen talepte de son yıllarda dikkat çekici bir artış gözlemliyoruz. Sektörümüz artık yalnızca mevcut pazarlarda büyümeyi değil, yeni pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturmayı da hedefliyor. Bu kapsamda Sahra Altı Afrika ülkeleri, Körfez ülkeleri, Doğu Avrupa, Orta Asya ve Kuzey Amerika önemli potansiyel barındırıyor. Yürütülen tanıtım faaliyetleriyle Türkiye’nin sağlık turizmindeki marka bilinirliğini daha da güçlendirmeye odaklanıyoruz.”

Eröğüt, Türkiye’nin en önemli avantajlarından birinin çok farklı branşlarda dünya standartlarında sağlık hizmeti sunabilmesi olduğunu belirterek, “Uluslararası hastaların en yoğun ilgi gösterdiği alanların başında estetik ve plastik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri, göz hastalıkları, ortopedi ve travmatoloji, kardiyoloji, onkoloji, tüp bebek tedavileri ve obezite cerrahisi geliyor. Estetik cerrahi, saç ekimi ve diş tedavileri sağlık turizmi gelirlerinin önemli bölümünü oluştururken, onkoloji, kardiyovasküler cerrahi ve organ nakli gibi ileri uzmanlık gerektiren alanlarda da Türkiye’nin uluslararası hasta çekim gücü her geçen yıl artıyor.” dedi.

Türkiye’nin 40’tan fazla şehirde sağlık turizmi hizmeti sunan, 1.500’ün üzerinde sağlık kuruluşu ve yüzlerce uluslararası akreditasyona sahip merkeziyle dünyanın önde gelen sağlık destinasyonlarından biri olduğunu belirten Eröğüt, uluslararası hastaların Türkiye’yi tercih etmesinde yüksek klinik başarı oranları, ileri teknoloji altyapısı, deneyimli hekim kadroları ve Avrupa’ya kıyasla yüzde 40 ila yüzde 70 arasında değişen maliyet avantajının etkili olduğunu ifade etti.

Mustafa Eröğüt

“Kişi başı ortalama sağlık harcaması 2 bin 500 dolara ulaştı”

Sağlık turizminde artık yalnızca hasta sayısındaki artışa değil, kişi başına elde edilen katma değere de odaklandıklarını belirten Eröğüt, şu değerlendirmede bulundu:

“Kişi başı ortalama sağlık harcaması yaklaşık 2 bin 500 dolara ulaştı. Ancak özellikle onkoloji, kardiyovasküler cerrahi, robotik cerrahi, organ nakli ve kompleks tedavi süreçlerinde bu rakam 10 bin ila 50 bin dolar arasında değişebiliyor. Bu durum, Türkiye’nin yalnızca yüksek hacimli değil, aynı zamanda yüksek katma değerli sağlık hizmetlerinde de küresel ölçekte güçlü bir konuma ulaştığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, uluslararası hasta deneyimini daha da geliştirerek, yüksek teknoloji gerektiren tedavilere odaklanarak ve Türkiye markasını güçlendirerek hem hasta sayısını hem de kişi başına elde edilen geliri sürdürülebilir şekilde artırmak.”

Ticaret Bakanlığı, HİB ve sektör paydaşlarıyla koordinasyon içinde yürütülen çalışmalar sayesinde Türkiye’nin küresel sağlık turizmi markasını daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Eröğüt, “Heal in Türkiye markası, ülkemizin uluslararası sağlık hizmetleri alanındaki ortak vitrini niteliğini taşıyor. Ticaret Bakanlığımız tarafından sağlanan yurt dışı tanıtım, fuar katılımı, marka ve Turquality destekleri de sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artırıyor. Amacımız, Türkiye’nin sağlık turizminde yalnızca fiyat avantajıyla değil; güvenilirlik, kalite, ileri teknoloji ve hasta memnuniyetiyle öne çıkan küresel bir marka olarak konumunu daha da güçlendirmek.” dedi.

Türkiye’nin uluslararası alandaki güçlü itibarını koruyabilmesi için kayıt dışı faaliyetlerle etkin mücadele edilmesinin önemine dikkat çeken Eröğüt, Heal in Türkiye platformunun uluslararası hastaların yetkilendirilmiş sağlık kuruluşları ve aracı kuruluşlara güvenle ulaşmasını sağladığını söyledi.

Türkiye’nin, Joint Commission International (JCI) akreditasyonuna sahip sağlık kuruluşu sayısıyla dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını belirten Eröğüt, JCI başta olmak üzere uluslararası akreditasyonların yaygınlaşmasının hasta güvenliği, klinik kalite ve hizmet standartlarının geliştirilmesine katkı sağladığını, bunun da Türkiye’nin sağlık turizmindeki marka değerini ve uluslararası rekabet gücünü güçlendirdiğini ifade etti.

Eröğüt, uluslararası hastalara, tercih edecekleri sağlık kuruluşu veya aracı kuruluşun yetkilendirilmiş olmasına dikkat etmeleri, tedavi sürecine ilişkin tüm hizmetleri yazılı sözleşmeyle güvence altına almaları ve yalnızca sosyal medya üzerinden faaliyet gösteren kayıt dışı aracılardan uzak durmaları tavsiyesinde bulundu.

PROJE BİLGİ FORMU

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yapın

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi girin

Son Haberler

YAZARLAR

Ayla Özer
386 YAZI