Türk firmaları Ukrayna’nın yeniden yapılanmasında uzun vadeli rol üstlenmeye hazırlanıyor
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Ukrayna’nın savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinde altyapı yatırımlarının etkin yönetimi, şeffaf ihale mekanizmalarının güçlendirilmesi ve özel sektörün sürece daha fazla dahil edilmesi gerektiğini bildirdi.
OECD’nin yayımladığı “Ukrayna Altyapı Politikası İncelemesi” raporuna göre, ülkenin 2026-2035 döneminde yeniden yapılanma ve toparlanma için yaklaşık 588 milyar dolarlık finansmana ihtiyaç duyacağı öngörülüyor.
Raporda, altyapı yatırımlarının stratejik önceliklerle uyumlu şekilde planlanması, proje hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi ve uluslararası finansman kaynaklarından daha etkin yararlanılması gerektiği vurgulanırken, kamu-özel sektör iş birliklerinin yaygınlaştırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve dijital proje yönetim sistemlerinin geliştirilmesi yeniden yapılanmanın temel unsurları arasında gösterildi.
Altyapı projelerinin planlama aşamasından işletme dönemine kadar tüm yaşam döngüsünün etkin yönetilmesinin kamu kaynaklarının verimli kullanılmasında kritik rol oynadığı belirtilen raporda, savaş koşullarına rağmen makroekonomik istikrarı korumaya yönelik adımların özel sektör yatırımlarını desteklediği ifade edildi. Buna karşın savaşın yarattığı riskler, mali kısıtlar, finansal sistemdeki yapısal sorunlar ve yönetişim alanındaki eksikliklerin özel sektörün altyapı yatırımlarına katılımını sınırlandırmayı sürdürdüğü kaydedildi.
OECD, bu engellerin aşılması için yatırım ortamını güçlendirecek reformların devam ettirilmesini, kamu-özel iş birliği (PPP) kapasitesinin artırılmasını, yerel finans piyasalarının derinleştirilmesini ve altyapı yatırımlarında Avrupa Birliği standartlarıyla uyumlu sürdürülebilirlik ile iklim dayanıklılığı kriterlerinin yaygınlaştırılmasını önerdi.
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Ukrayna İş Konseyi Başkanı Ziya Uzel, Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinin yalnızca savaşın yol açtığı tahribatın giderilmesini değil, aynı zamanda daha dayanıklı, sürdürülebilir ve modern bir ekonomik altyapının kurulmasını hedeflediğini söyledi.
Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası proje deneyimi, teknik kapasitesi ve zorlu koşullarda çalışma tecrübesiyle yeniden yapılanma sürecinin önemli aktörlerinden biri olmaya hazır olduğunu belirten Uzel, DEİK Türkiye-Ukrayna İş Konseyi olarak Türk firmalarının Ukrayna’nın yeniden yapılanmasına uzun vadeli bir perspektifle katkı sunacağına inandıklarını ifade etti.
Uzel, altyapı, ulaşım, enerji, sağlık, eğitim, konut ve sanayi tesisleri başta olmak üzere birçok alanda Türk şirketlerinin sahip olduğu bilgi birikimi ve uygulama kabiliyetinin Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu hızlı ve nitelikli dönüşüme katkı sağlayacağını dile getirdi.
Yeniden yapılanma sürecinde kamu ve özel sektör arasında güçlü iş birliklerinin kurulmasının, uluslararası finansman mekanizmalarının etkin işletilmesinin ve şeffaf ihale süreçlerinin hayata geçirilmesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Uzel, Türk müteahhitlerinin Ukraynalı iş ortakları ve uluslararası kuruluşlarla birlikte yalnızca projeleri tamamlayan değil, ekonomik kalkınmayı ve bölgesel istikrarı destekleyen kalıcı çözümler üretmeyi hedeflediğini söyledi. Uzel, Türkiye ile Ukrayna arasındaki stratejik ortaklığın yeniden yapılanma döneminde daha da güçleneceğini ve iki ülke iş dünyası için yeni fırsatlar oluşturacağını sözlerine ekledi.


