Bugün dünyanın en büyük yatırım fonları artık sadece ofis, AVM veya konut satın almıyor. Yapay zekânın yükselişiyle birlikte sermaye; veri merkezlerine, lojistik altyapılara, öğrenci yurtlarına, yaşlı yaşam merkezlerine ve dijital ekonomiyi destekleyen gayrimenkullere yöneliyor. Avrupa’da yayımlanan sektör raporları, lojistik, depolama ve alternatif yaşam odaklı gayrimenkullerin son yıllarda en dirençli yatırım segmentleri arasında yer aldığını ortaya koyuyor.
Bunun en somut örneklerinden biri ise dünyanın en büyük alternatif varlık yöneticilerinden Blackstone. Şirket, Kuzey Virginia’daki üç veri merkezi varlığındaki payını 7,8 milyar dolar değerleme üzerinden büyüten bir işleme imza attı. Bu yatırımın odağında artık “bina” değil; veri, enerji ve dijital altyapı var.
Türkiye’de ise Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF) son yıllarda önemli bir büyüme ivmesi yakaladı. Ancak bundan sonraki asıl soru, fon sayısından veya fon büyüklüğünden daha önemli: Dünyanın yatırım yaptığı gayrimenkullere mi yatırım yapıyoruz, yoksa dünyanın geride bıraktığı varlıklara mı?
GYF’lerin yeni nesil rekabeti, yalnızca daha fazla gayrimenkul edinmek değil; geleceğin ekonomik altyapısını oluşturan varlıklara yatırım yapabilmek olacak. Çünkü önümüzdeki dönemde en değerli gayrimenkuller, en yüksek ve en büyük binaya sahip olanlar değil; en güçlü veri akışına, enerji erişimine ve uzun vadeli talebe sahip olanlar olacak.
(Hasan Rahvalı – Natura Portföy Yönetimi A.Ş.)

