BDDK, finansal istikrarın sağlanmasına yönelik koordineli makro ihtiyati kararlar doğrultusunda bireysel kredi kartları ve ihtiyaç kredilerinin yeniden yapılandırılması, kredi kartları ve kredili mevduat hesaplarının limitlerinin belirlenmesi ile konut kredilerinde kredi değer oranına ilişkin düzenlemeler yaptı.
Bu kapsamda, tüketicilere kullandırılan konut kredilerinde kredi tutarının teminat olarak alınan konutun değerine oranı açısından birinci el–ikinci el konut ayrımı kaldırıldı. Ayrıca 2010 yılından sonra yapılan ve asgari C enerji sınıfına sahip konutlar, avantajlı kredi değer oranı uygulanan konutlar kapsamına alındı.
Bu çerçevede yapılan değişikliklerle, enerji verimliliği yüksek ve görece depreme dayanıklı konutların alımı ile ilk konutunu edinecek tüketicilerin desteklenmesi amaçlandı.
Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, ikinci el konutlardaki kısıtlamaların kaldırıldığına işaret ederek, “Konut kredilerinde birinci ve ikinci el ayrımının kaldırılması ve ikinci el konutların krediye daha etkin biçimde dahil edilmesi konut piyasası açısından önemli ve olumlu bir adımdır. Enflasyondaki düşüşle birlikte, krediye erişimi sınırlayan diğer kısıtların da gözden geçirilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz.” dedi.
Son 10 yılda kredili konut satışlarının toplam satışlar içindeki payının yüzde 30’lardan yüzde 14’e gerilediğini dile getiren Yılmaz, kredili birinci el konut satışlarının payının ise yüzde 15’lerden yüzde 3,5 seviyelerine düştüğünü, aynı dönemde sıfır konutların toplam satışlar içindeki payında da benzer bir düşüş eğilimi görüldüğünü söyledi.
Yılmaz, ikinci ve üçüncü konut alımlarına yönelik kredi kısıtlarının devam etmesinin bu alandaki üretimi sınırladığını kaydederek, “Birinci el konut üretimi ve satışlarının, kredi mekanizmasıyla uyumlu ve erişilebilir bir finansman çerçevesi içinde ele alınması; hem güvenli yapı stokunun artırılması hem de konut piyasasının sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde dengelenmesi açısından kritik önem taşımaktadır.” diye konuştu.
Sıfır konut satışlarının artmasının inşaatla birlikte 250 alt sektörü ve istihdamı destekleyeceğini vurgulayan Yılmaz, daha güvenli yapıların konut stokuna kazandırılması bakımından da önem arz ettiğini bildirdi.
Yılmaz, “Bu nedenle, konut finansman mekanizmalarının birinci el konut üretimi ve satışlarıyla uyumlu şekilde kurgulanmasının, üretim, istihdam ve ekonomik büyüme açısından daha yüksek katma değer sağlayacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

